Merhabalar, 2010 yılının ilk uzun makalesi ile karşınızdayım. Bu yazımda, diğer internet sayfalarında anlatılan yasaklanmış sitelere giriş yöntemlerinin zararlarını ve suçlarını, en hızlı ve en iyi yolu ararken nasıl "hack"lenebileceğinizi anlatacağım.
Bilindiği üzere Türkiye'nin aldığı radikal kararlarla, başta youtube olmak üzere bir çok siteye erişim durdurulmuştur.
Nerdeyse her Türk Forumunda, her blog köşesinde, her ün yapmış büyük sitelerde bile, bu yasaklı sitelere giriş yöntemleri anlatılıyor.
Bende bu yazımda;
bunlardan en çok tercih edilenleri -zararları ile birlikte sıralayacağım;
SUÇ ve CEZA
Yöntemleri ve zararlarını anlatmadan önce belirtmeliyim ki; bu yaptığınız/yapacağınız herhangi bir yöntem, illegal! Ve bir cezası vardır. Fakat bu "suç olayı" kullanıcılara biraz karmaşık yada saçma gelebiliyor. Yani bu iş; ince bir köprü misali. Şimdi, eğer bir şekilde başkalarını ilgilendiren bir iş yapmıyorsanız, bilgisayarınızla bir suç işlemiyor veya herhangi bir nedenden ötürü( sabıka vs. ) bilgisayarınız incelenmeyecekse; devlet sizin pc(personal computer) yani kişisel bilgisayarınıza karışamaz. Çünkü kişisel bilgisayar, sizin kişisel görüşlerinizi içerir, eğer bir şekilde 2.kişiler için herhangi bir saldırı/hakaret/zarar/tehdit unsuru vs. içermiyorsa, o bilgisayarda herşeyi yapmakta özgürsünüz.
Devlet bu siteleri yasaklamakla sadece "sizi" korumaya çalışıyor aslında. Ama kurunun yanında yaş da yanıyor. Internet filtreleme programlarını yada yöntemlerini bilmeyen ebeveynlerin sayısı oldukça fazla. Bu yüzden devlet, genç bireyleri korumak için, geçici çözüm olarak uyguladığını düşündüğüm bu yasakları getirdi. Şimdi bu yasakları tekil olarak algılamayın. Sadece sizde değil, tüm T.C. Devleti Vatandaşlarına uygulanmış yasaklardır bunlar. Örneğin; evde patlayıcı hazırlama tekniğini anlatan bir video; kötü niyetli kişiler tarafından izlenip hazırlandığında, bir akrabanız/arkadaşınız veya ailenizin bir ferdi çarşıdayken onlar için tehdit oluşturabilir. Bu verdiğim kötü örneğin konusu, sizi ilgilendirmiyor olabilir. Fakat bu, başkalarının da o örneklere girmediğini kesinlikle kanıtlamaz. O yüzden bu yasakları saçma buluyorsanız biraz geniş çaplı düşünün. Yani özet olarak demek istediğim, bu iş dolaylı olarak illegal. Tabi siz sadece youtube'ta programlama/yabancı kaynaktan matematik dersi/kamera şakaları/komik video'lar vs. izlemek istediğinizde, sözkonusu "yasaklı sitelere giriş yöntemleri"ni uyguladığınızda dolaylı yoldan SUÇ olsa dahi, devlet size CEZA vermiyor. Sizi rahat bırakıyorlar. Fakat yinede suç işlemiş sayılıyorsunuz. Nasıl suç olabilir ki? diye hala düşünüyorsanız, en basitinden şunu söyleyeyim; T.C. Devleti Mahkemesi'nin yasakladığı birşeyi bozmuş oluyorsunuz. Yasağı aşmış oluyorsunuz. O yüzden bu suç. Cezasının ağırlığı ise; devlete kalmış...
UYARI! Aşağıdaki anlatılan yöntemler; sözkonusu yasağın kırılma şekline değil; sizin bilgisayarınıza gelebilecek tehdit unsurlarına odaklanmaktadır.
UYARI! Herhangi bir şekilde aşağıda anlatılan yöntem veya yöntemlerin uygulanması durumunda, bunları uygulayan kişi/kişiler sorumludur. İçerikten meydana gelebilecek herhangi bir sorundan site sahibi/makale yazarı sorumlu değildir !
Yöntemleri ve Zararları
Yöntem-1>
İşletim Sistemlerine Göre değişken olarak HOSTS dosyalarını değiştirmek;
WINDOWS AİLESİ için;
windows vista = c:\windows\system32\drivers\etc
windows xp = c:\windows\system32\drivers\etc
windows 2k = c:\winnt\system32\drivers\etc
win 98/me = c:\windows
klasörlerinde bulunan HOSTS dosyasını not defteri veya herhangi bir text editörü ile açarak youtube ip ve adreslerini eklemek;
Örnek;
208.65.153.253 youtube.com
208.65.153.253 www.youtube.com
satırlarını eklemek. Bu satırları bulmak için google'a, youtube hosts yazarsanız, tüm listeyi elde edebilirsiniz. Aynı şekilde, diğer sitelere ulaşmak için onların ip aralıkları ve adres uzantılarını da yazarsanız; onlarada ulaşım açılacaktır.
Macintosh 9 ve eskileri için; Sistem Klasörü: Ayarlar veya Sistem Klasörü
Mac OS X, iPhoneOS için; /private/etc/hosts
Linux, BSD, için; /etc/hosts[3]
Novell NetWare için; SYS:etc\hosts
OS/2 & eComStation için; "bootdrive":\mptn\etc\
Symbian, Symbian OS 6.1-9.0için;C:\system\data\hosts
Symbian OS 9.1+ için; C:\private\10000882\hosts (AllFiles capable only)
Android OS için; /system/etc/hosts
Türkiye'de de kullanımı yaygın olan iPhone cep telefonlarından( yada ipod'tan ) internete girenler oldukça fazla. Bunlarda hosts dosyasını değiştirebilirler. Bu OS'lerin içinde bulunan "youtube app" ile, direkt bağlantı olduğunu da unutmayın. O yüzden youtube'u açmanıza gerek yok.
Yöntem-2> Bir grubun hazırladığı HOSTS dosyası karışık sitelerin ip ve adreslerini içermektedir. Dilerseniz, bu dosyayı >buradan< indirebilirsiniz,
Yöntem 1 ve Yöntem 2 için gelelim makalemin amacına;
HOSTS dosyalarını değiştirmek, bir nevi programlara port açmaya benzer. Çünkü local host'ta node'ları direkt yazarak yeniden yönlendirme oluşturuyorsunuz. Örneğin MyDoom solucanıda HOSTS dosyasını editlemişti. Başka bir trojan,virus,worm; kaspersky, Nod32 gibi güvenlik sitelerinin ip'sini loopback( 127.0.0.1 ) vererek antimalware yazılımınızın update olamamasını, yada web browser'ınızdan bu tür güvenlik sitelerini ziyaret etmenizi engelleyebilir. Bu yüzden bir nevi önüne geçmek için; bilgisayarınızı guest olarak kullanın( yada hosts file protection'a sahip olan bir antimalware kullanın ). Yada administrator olarak pc'sini kullanan kişiler, dosya izinlerinden HOSTS dosyasını read-only yaparak bunu bir şekilde önleyebilir. Aynı zamanda, bu açıklık- örneğin google.com'a girdiğinizde, HOSTS dosyanız Google için değiştirilmişse; html trojan'ı internetten rahatça kapabilirsiniz. Siz sanarsınız ki; facebook'a erişemiyorum, bing'e, google'a giremiyorum* oysa bunun nedeni, "hack"lendiğiniz için olabilir =)
Yöntem-3> Kullandığınız web browser’a http://208.65.153.253/ veya http://208.65.153.243/ adresini girmek.
Yöntem-4> DNS sunucularının değişikliği.
DNS sunucusunu değiştirmek için;
Denetim Masası > Ağ Bağlantıları > Modem bağlantınıza sağ tıklayıp özellikler...
"Ağ iletişimi" sekmesinden sonra alttaki listeden "Internet iletişim kuralları TCP/IP"yi seçin. Özelliklere tıklayın. Açılan pencereden DNS sunucu adreslerini kullan tuşuna tıklayın. DNS sunucu adreslerini girin.
Hızlı ve güvenli sayılan bir dns sunucusu için;
4.2.2.1
4.2.2.2
Yöntem-5> IP'si Türkiye haricinde olan bir proxy'yi web browser'ınıza girebilirsiniz.
Yöntem 3,4,5'te de, özellikle 5'te; proxy ile başka bir bilgisayarın interneti paylaşmaya kalkarsanız; sizin bilgisayara malware bulaşma olasılığı oldukça yüksek. Bunun için güvenilir bir bilgisayara bağlanmanın yanısıra, bir de bilgisayarınızın güvenlik duvarına sahip olması lazım. Ayrıca bir anti-malware ve DeepFreeze gibi çözümlerde bulunması, ek güvenlik getirecektir.
Diğer yöntemler olarak, proxy built-in webbrowser'lar, firefox add-on'ları, ip address ve site uzantılarını sorgulayıp hosts dosyasına aktaran programlar ve daha niceleri de mevcut. Fakat herbirinin ayrı olarak bilgisayarınızı tehlikeye atmasıda kaçınılamaz...
Yasaklı sitelere girişte apayrı bir yöntem olarak, adsl servis sağlayıcının değiştirilmesi de bahsedilmektedir. TTNET haricinde, bir başka serviste*; yasakların uygulanmadığı görülmüş. Tabiki ne kadar süre sonra uygulanır? Uygulanmaz mı? Orasıda kesin çözüm değil...
Makalenin özeti olarak; bir mahkemenin yasakladığı siteye ulaşımı sağlamak suç olduğu gibi, kendi bilgisayarınızıda değişik şekillerde tehlikeye atıyorsunuz.
Bu durumda, şuanlık yapabileceğiniz en iyi şey; geçici çözüm olarak uygulandığını düşündüğüm bu yasaklara uymak ve sörf yapacağınız konu üzerine sitelerin alternatiflerini bulmak...
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
1.24.2010
Yasaklı Sitelere Giriş, Suçu ve Zararları
Etiketler:
ban,
cezası,
devlet,
en hızlı,
en iyi yol,
en son,
erişim,
hack,
orkandan,
sorunsuz,
suçu,
trojan,
ulaşım,
virus,
yasaklı sitelere giriş,
youtube'a direkt giriş,
yöntemleri,
zararları
1.10.2010
Happy Binary Day
Biliyorum uzun bir zaman oldu yazmayalı, hatta 2010'a girdik...
Fakat kısa süre içinde, büyük gelişmelerle karşınızda olacağım.
Bu arada,
HAPPY BINARY DAY !!! > 10.01.10
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Fakat kısa süre içinde, büyük gelişmelerle karşınızda olacağım.
Bu arada,
HAPPY BINARY DAY !!! > 10.01.10
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
11.17.2009
Quake Live Tarzı Oyunlar
Merhabalar, bu yazımda çığır açan oyun Quake Live'a benzer diğer oyunları tanıtıp, eski makalemin bir nevi devamını getirmek istiyorum.
Bildiğiniz gibi teknolojisi ile yeni nesil oyun tarzını yaratan Quake Live hakkında Nisan 2009 ayında bir makale yayınlamıştım. Id Tech 3 ve OpenArena'nın kodlarıyla hayata geçirilmiş bu baş yapıt, bir browser fps oyunu olup, milyonlarca kullanıcı çekmiştir. Şuanda hala daha beta sürümünde olmasına rağmen fanatikleri her yerde görülebiliyor.
Şimdi gelelim, bu oyun tarzına benzer diğer oyunlara;
Combat Arms - Online FPS Action
Combat Arms, tam olarak browser-based oyun olmasada, Quake Live'a en yakın benzeyen oyun bu. Nexon firması tarafından geliştirilen bu oyun; aynı zamanda da freeware.
Fakat bazı ülkelere servis sağlamıyor. Ülkeye göre değişir bu durum - servisi olmadığı bir ülkede iseniz o yüzden oyuna giremeyebilirsiniz[ "ErrorCode=PI,300022" ] Oyunu indirmek için veya daha fazla bilgi almak için bu adrese gidebilirsiniz: http://combatarms.nexon.net/
America's Army
Amerika'nın askeriyesi için yapılan gerçekçi savaş simülasyonu oyunu "AA", bundan yıllar önce normal kullanıcılarada sunuldu.Bu da teknolojisi browser based olmasada, quake live tarzına yakın oyunlardan.
Aynı zamanda steam destekli bu oyun hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için; http://www.americasarmy.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Cross Fire
Diğer bedava online oyunlarından olan; Counter Strike'a benzerliliği ile tanınan, Z8Games'in clan ve tournament oyunlarına yeni soluk getirdiği ve fan kitlesinin ise oldukça fazla olduğu Cross Fire'dır.
Cross Fire hakkında daha fazla geniş bilgi için sitesini ziyaret edebilirsiniz: http://crossfire.z8games.com/
Eski Makalem için;BURAYA
Browser oyunları listesi için;BURAYA
Multiplayer browser oyunları listesi için;BURAYA
Diğer browser oyunları listesi için;BURAYA
Tıklayabilirsiniz...
Her nekadar hepside Quake Live'a uzak olsalarda, yine de oynanmaya değerler.
İyi eğlenceler,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Bildiğiniz gibi teknolojisi ile yeni nesil oyun tarzını yaratan Quake Live hakkında Nisan 2009 ayında bir makale yayınlamıştım. Id Tech 3 ve OpenArena'nın kodlarıyla hayata geçirilmiş bu baş yapıt, bir browser fps oyunu olup, milyonlarca kullanıcı çekmiştir. Şuanda hala daha beta sürümünde olmasına rağmen fanatikleri her yerde görülebiliyor.
Şimdi gelelim, bu oyun tarzına benzer diğer oyunlara;
Combat Arms - Online FPS Action
Combat Arms, tam olarak browser-based oyun olmasada, Quake Live'a en yakın benzeyen oyun bu. Nexon firması tarafından geliştirilen bu oyun; aynı zamanda da freeware.
Fakat bazı ülkelere servis sağlamıyor. Ülkeye göre değişir bu durum - servisi olmadığı bir ülkede iseniz o yüzden oyuna giremeyebilirsiniz[ "ErrorCode=PI,300022" ] Oyunu indirmek için veya daha fazla bilgi almak için bu adrese gidebilirsiniz: http://combatarms.nexon.net/America's Army
Amerika'nın askeriyesi için yapılan gerçekçi savaş simülasyonu oyunu "AA", bundan yıllar önce normal kullanıcılarada sunuldu.Bu da teknolojisi browser based olmasada, quake live tarzına yakın oyunlardan.
Aynı zamanda steam destekli bu oyun hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için; http://www.americasarmy.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz.Cross Fire
Diğer bedava online oyunlarından olan; Counter Strike'a benzerliliği ile tanınan, Z8Games'in clan ve tournament oyunlarına yeni soluk getirdiği ve fan kitlesinin ise oldukça fazla olduğu Cross Fire'dır.
Cross Fire hakkında daha fazla geniş bilgi için sitesini ziyaret edebilirsiniz: http://crossfire.z8games.com/Eski Makalem için;BURAYA
Browser oyunları listesi için;BURAYA
Multiplayer browser oyunları listesi için;BURAYA
Diğer browser oyunları listesi için;BURAYA
Tıklayabilirsiniz...
Her nekadar hepside Quake Live'a uzak olsalarda, yine de oynanmaya değerler.
İyi eğlenceler,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Etiketler:
america's army,
bedava,
browser based,
combat arms,
en güzel,
en iyi,
flash,
fps,
internetten,
listesi,
online,
orkandan,
oyunlar,
quake live tarzı oyun,
tarayıcı oyunları,
tarayıcı tabanlı
11.11.2009
Google'ın Programlama Dili
Sektörün vazgeçilmez oyunlarından bir yenisi ile daha karşı karşıyayız. Google'ın 2 yıldır üzerinde yoğun bir biçimde çalıştığı programlama dili "Go" geçtiğimiz haftalarda "IDG News" servisi tarafından haber yapıldı...
Google, bu yeni programlama dilini insanlığa kavuşturmanın eşiğinde. Şuanda bu programlama dili olarak "Go" kelimesini tercih etmişler. Google, bu dil ile; kodlamadaki karmaşıklığı azaltarak, performanstan ödün vermeden kolayca yeni uygulamalar yaratmaya ortam hazırlamak istiyor.
Google yazılım mühendisi Rob Pike'ın konuşmasından bir alıntı; "Biz Go'yu icad ettik, çünkü son 10 yılda ve bundan sonrada bir program oluşturmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz..."
Şuanda küçük bir araştırma yaptığım kadarıyla; bu programlama dili doğal olarak linux bazlı işletim sistemlerine ve MacOs'in belirli versiyonlarında çalışacak( aslında şuan released konumda ). Ve Google, bu programlama dilini açık kaynak haline getirerek, open source topluluklarından da yardım almayı planlıyor.
Programlama dili "Go"nun içine düşmeden önce;
Gelelim yarattığı/yaratacağı olaylara;
Google, bu büyük hamlesi ile "tekelleşme" yarışından düşmeyecek. Ve diğer yandan, Chrome browser'a, Android mobile işletim sistemine ve henüz piyasada söylenti halinde dolaşan Google chrome işletim sistemine de bu programlama dili ile destek sağlayacak. Aslında bir şirketin, Microsoft-Apple-IBM gibi büyük firmalarla nasıl başetmeye çalıştığını görüyoruz. Önce arama motoru, sonra can alıcı uygulamalar( iGoogle, GoogleVideo, Google Maps, Google Earth, Google Chrome tarayıcı, Mobil işletim sistemi Android ) ve tahmin ediyorum ki; pc'leri tek tek ele geçirmeye çalışacak Google Chrome işletim sistemi. Bu yüzden, gayretleri ve ücretsiz servislerini devam ettirme çabalarını da ayakta alkışlıyorum...
Dönelim Google Programlama Dili Go'ya;
Go programlama dili anasayfası;
http://golang.org/
Basit bir kod parçası olarakta, klasik Hello World;
Biraz inceleyelim;
1.satır ana paket yerine;
2.satır import komutu ile input/output fonksiyonlarını çağırıyoruz. fmt.Printf yaptığımızda Print'in çalışması için. Tabi bu kısım bize C'yi andırıyor. Print değilde Printf =) Hello world'ten sonra gelen yazılarda "UTF-8"e destek verdiğini görüyoruz. Yani bir satır(string), her dilde olabilir. Güzel bir özellik. Aynı şekilde Go'da, parantezlemelerin kullanımıda, bize her dilin nerdeyse ortak işaretlerinin bu dile de yansıdığını görüyoruz.
Genel olarak program-kod iskeletlere bakınca;
Go dili: python + (C++) gibi duruyor.Ayrıca Java, C# gibi dillerde "paket" include/import ettiğimizi görüyoruz. Aynı şekilde "."lı kullanımlarda bize bunu çağırıştırıyor. Diğer yandan daha ileri kodlara baktığımızda, C'den esinlenmişler. Compile edilirkende linux batch komutları da her yerde başgöstermiş. Yani çok genel olarak bakarsak; java + c = go diyelim.[ Tabiki, bu iş o kadar kolay değil de :) ]
Eğer bir open source fanatiği iseniz ve Google hayatınız ise;
Go programlama dili anasayfasını ziyaret ederek, bu dilde ilerleyebilirsiniz.
Doğrusu, sayfadan sıralama algorithması gibi kodlara baktığımda, içim ısınmadı değil. Zevkli olacağına benziyor. Ama çığır açacağını da söyleyemem. Bırakalım, bunu bize zaman göstersin...
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Google, bu yeni programlama dilini insanlığa kavuşturmanın eşiğinde. Şuanda bu programlama dili olarak "Go" kelimesini tercih etmişler. Google, bu dil ile; kodlamadaki karmaşıklığı azaltarak, performanstan ödün vermeden kolayca yeni uygulamalar yaratmaya ortam hazırlamak istiyor.
Google yazılım mühendisi Rob Pike'ın konuşmasından bir alıntı; "Biz Go'yu icad ettik, çünkü son 10 yılda ve bundan sonrada bir program oluşturmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz..."
Şuanda küçük bir araştırma yaptığım kadarıyla; bu programlama dili doğal olarak linux bazlı işletim sistemlerine ve MacOs'in belirli versiyonlarında çalışacak( aslında şuan released konumda ). Ve Google, bu programlama dilini açık kaynak haline getirerek, open source topluluklarından da yardım almayı planlıyor.
Programlama dili "Go"nun içine düşmeden önce;
Gelelim yarattığı/yaratacağı olaylara;
Google, bu büyük hamlesi ile "tekelleşme" yarışından düşmeyecek. Ve diğer yandan, Chrome browser'a, Android mobile işletim sistemine ve henüz piyasada söylenti halinde dolaşan Google chrome işletim sistemine de bu programlama dili ile destek sağlayacak. Aslında bir şirketin, Microsoft-Apple-IBM gibi büyük firmalarla nasıl başetmeye çalıştığını görüyoruz. Önce arama motoru, sonra can alıcı uygulamalar( iGoogle, GoogleVideo, Google Maps, Google Earth, Google Chrome tarayıcı, Mobil işletim sistemi Android ) ve tahmin ediyorum ki; pc'leri tek tek ele geçirmeye çalışacak Google Chrome işletim sistemi. Bu yüzden, gayretleri ve ücretsiz servislerini devam ettirme çabalarını da ayakta alkışlıyorum...
Dönelim Google Programlama Dili Go'ya;
Go programlama dili anasayfası;
http://golang.org/
Basit bir kod parçası olarakta, klasik Hello World;
01 package main
02 import fmt "fmt" // Package implementing formatted I/O.
03 func main() {
04 fmt.Printf("HelloWorld; or Καλημέρα κόσμε; or こんにちは 世界\n");
05 }
Biraz inceleyelim;
1.satır ana paket yerine;
2.satır import komutu ile input/output fonksiyonlarını çağırıyoruz. fmt.Printf yaptığımızda Print'in çalışması için. Tabi bu kısım bize C'yi andırıyor. Print değilde Printf =) Hello world'ten sonra gelen yazılarda "UTF-8"e destek verdiğini görüyoruz. Yani bir satır(string), her dilde olabilir. Güzel bir özellik. Aynı şekilde Go'da, parantezlemelerin kullanımıda, bize her dilin nerdeyse ortak işaretlerinin bu dile de yansıdığını görüyoruz.
Genel olarak program-kod iskeletlere bakınca;
Go dili: python + (C++) gibi duruyor.Ayrıca Java, C# gibi dillerde "paket" include/import ettiğimizi görüyoruz. Aynı şekilde "."lı kullanımlarda bize bunu çağırıştırıyor. Diğer yandan daha ileri kodlara baktığımızda, C'den esinlenmişler. Compile edilirkende linux batch komutları da her yerde başgöstermiş. Yani çok genel olarak bakarsak; java + c = go diyelim.[ Tabiki, bu iş o kadar kolay değil de :) ]
Eğer bir open source fanatiği iseniz ve Google hayatınız ise;
Go programlama dili anasayfasını ziyaret ederek, bu dilde ilerleyebilirsiniz.
Doğrusu, sayfadan sıralama algorithması gibi kodlara baktığımda, içim ısınmadı değil. Zevkli olacağına benziyor. Ama çığır açacağını da söyleyemem. Bırakalım, bunu bize zaman göstersin...
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Etiketler:
açık kaynak,
coding,
go,
go dili,
google,
google programlama dili,
hakkında,
kodlama,
let's go,
ogle,
open source,
orkandan,
programlama dili
10.31.2009
Projelerim ve Blog
Tekrardan Merhabalar. Bu yazımda; son zamanlarda yaptığım işleri ve buna bağlı olarak blog'u neden biraz boşladığımı paylaşacağım.
Blog'u biraz boşladım. Bunun farkındayım. Kişisel bir blog, tek yazar ile zor yürüyor. Makale yazmak için boş bir zaman bulamıyorum.
Bunun haricinde, belirtmek istediğim apayrı bir konu daha var ki;
o da "Projelerim"...
30'a yakın, sürekli güncelleyip geliştirdiğim projelerim var.
Ama bu sayfada onların nerdeyse hiçbirini göremezsiniz çünkü;
Hepsinin yasal hakkını almadım.
Ve dünya ile paylaşabileceğim fikirler değil [ henüz:) ]
Blog'umu boşlamamın sebebi de bu aslında.
Bir yandan üniversitedeki son yılım-dersleri,
diğer yandan projelerim:
Anti-malware,
Sistem optimizasyonları,
Kendi compiler'ım,
Network programlarım,
MiT-Polis-Askeri gibi teşkilatların kullanabileceği programlar,
ModDB çalışmaları için projeler,
Desktop arama motoru, iş yönetimi, henüz açıklayamayacağım programlar vs. gibi "deli" projelerim, vs. vs. vs.
Diğer yandan ise,
Microsoft
Zemana
Wintermute
Yamicsoft
gibi firmalarla irtibat halinde olmam ve onlarla birlikte çalışmam yüzünden, blog'a yazı yazacak boş zamanı elde edemiyorum.
Örneğin,
-Microsoft: Windows Seven'daki bir çok hatayı bildirmek-öneri yapmak,
-Zemana Antilogger: çok yakında, dünyadaki nerdeyse tüm anti-malware programlarında büyük bir açık olduğu hakkında yazı gireceğim. Aynı hata Antilogger'da da mevcut ( ki uzman ekip iş başında ve hatayı düzeltiyor. )
-Wintermute: Mükemmel insan yazarı ile görüşmemin yanısıra, önerilerde bulunup, bu oyun motoru için 'toolz'lar yazıyorum. Aynı şey Unreal motoru içinde geçerli.
-Yamicsoft: Hata bildirimlerimden sürekli nasibini alan diğer bir firma :)
_ki bu firmalar haricinde, uğraştığım çok firma var.
Kısacası kafamı kaşıyacak vaktim olmuyor.
Bilgilerinize ;)
Orkan ARIKAN
===============================================
> Yazının Devamı...
Blog'u biraz boşladım. Bunun farkındayım. Kişisel bir blog, tek yazar ile zor yürüyor. Makale yazmak için boş bir zaman bulamıyorum.
Bunun haricinde, belirtmek istediğim apayrı bir konu daha var ki;
o da "Projelerim"...
30'a yakın, sürekli güncelleyip geliştirdiğim projelerim var.
Ama bu sayfada onların nerdeyse hiçbirini göremezsiniz çünkü;
Hepsinin yasal hakkını almadım.
Ve dünya ile paylaşabileceğim fikirler değil [ henüz:) ]
Blog'umu boşlamamın sebebi de bu aslında.
Bir yandan üniversitedeki son yılım-dersleri,
diğer yandan projelerim:
Anti-malware,
Sistem optimizasyonları,
Kendi compiler'ım,
Network programlarım,
MiT-Polis-Askeri gibi teşkilatların kullanabileceği programlar,
ModDB çalışmaları için projeler,
Desktop arama motoru, iş yönetimi, henüz açıklayamayacağım programlar vs. gibi "deli" projelerim, vs. vs. vs.
Diğer yandan ise,
Microsoft
Zemana
Wintermute
Yamicsoft
gibi firmalarla irtibat halinde olmam ve onlarla birlikte çalışmam yüzünden, blog'a yazı yazacak boş zamanı elde edemiyorum.
Örneğin,
-Microsoft: Windows Seven'daki bir çok hatayı bildirmek-öneri yapmak,
-Zemana Antilogger: çok yakında, dünyadaki nerdeyse tüm anti-malware programlarında büyük bir açık olduğu hakkında yazı gireceğim. Aynı hata Antilogger'da da mevcut ( ki uzman ekip iş başında ve hatayı düzeltiyor. )
-Wintermute: Mükemmel insan yazarı ile görüşmemin yanısıra, önerilerde bulunup, bu oyun motoru için 'toolz'lar yazıyorum. Aynı şey Unreal motoru içinde geçerli.
-Yamicsoft: Hata bildirimlerimden sürekli nasibini alan diğer bir firma :)
_ki bu firmalar haricinde, uğraştığım çok firma var.
Kısacası kafamı kaşıyacak vaktim olmuyor.
Bilgilerinize ;)
Orkan ARIKAN
===============================================
> Yazının Devamı...
10.08.2009
Türkiye'de Yazılım Sektörü
Merhabalar, bu yazımda sizlere; Bir "genç girişimci" - "genç programcı" olarak, sürekli nabzını tuttuğum Türkiye'de yazılım sektörü ile ilgili notlarımı paylaşacağım.
Bildiğiniz gibi iş olanaklarında "torpil cenneti" olan Türkiye, her alanda yaptığı gibi bilişim dünyasında da oldukça geri seviyelerde... Konuyu biraz daraltarak bilişim dünyasının bel kemiği diyebileceğimiz "yazılım sektörü" hakkında tecrubelerimi sizlere aktarmak istiyorum.
Değineceğim konular:
-Yabancılar,
-İşe özel programlar sorunu,
-Sektörde Türkiye'deki açık alanlar,
-Tecrubesizlik ve Bilgisizlik,
-Kaleyi içten feth edenler,
-Devlet,
-Korsan.

Öncelikle; çok derine inmeden bu konunun iç yüzünü size 3-4 cümle ile açıklayacağım.
Karşısına oturduğumuz ve kullandığımız bilgisayar "yabancı".
Kullandığımız işletim sistemleri "yabancı".
Program yazarken kullandığımız derleyiciler( compiler ) "yabancı".
Bu sektördeki hemen hemen tüm kelimeler Türkçe'ye "yabancı".
Kısacası, bizim olan sadece derleyebildiklerimiz( compile ) mi ?
Sanırım durumun ne kadar içler acısı olduğunu daha açık gösteremem.
Tabiki, yurt dışında herhangi bir firmada 2-3 "Türk programcı" gördüğümüzde göğsümüz kabarıyor. Ama onların, "yabancı bir ülkede" kaldıklarını, "yabancı"larla birlikte çalıştığını, "yabancı dil" kullandığını, Türkiye'deki eğitimden ve olmayan sektörde yer bulamadığından yurt dışına kaçtığını ve beyin göçü oluşturduğunu unutuyoruz *
Türkiye'ye baktığımızda ise;
nerdeyse yapılan tüm programlar işe özel.
Sorun mu var ?
Soruna odaklan,
Çözüm düşün,üret,sun,
SİL !
Global hiçbir programımız yok !

Bilişim firmaları, Türkiye dağılımı
Aslında Türkiye'deki yazılım sektöründe çok "açık" alan var. Türkiye çapına özel tonlarca program geliştirebilir. Ama bunları gören yok. Yada bir kaçını farkeden 2-3 firma onların peşine düşmüş yaşam savaşı veriyor.
Ayrıca,
Türkiye'deki yazılım dünyasında tecrubesizlik ve bilgisizlikte var.
-Firmalarda, "Project Manager" olarak görev alan kaç kişi çalışıyor ?
-Hatta ne olduğunu bilen var mı ?
-İş kurma hakkında; imkan yok diyorlar. Pekiyi kendi imkanlarını kendileri oluşturmayı denediler mi ? Bugün, hangimiz ödevler haricinde üniversite arkadaşlarıyla bir araya gelip proje üretmeye çalıştı ?
Uzatmadan; projeleri sağlam olan, zaten kazanır,
reklam yapmanıza gerek kalmaz. O zaten satılır.
Örnek: Windows XP. Şimdi, Windows Vista'yı düşünün bir de... (?)
Diğer bir yandan, Türkiye'nin kanayan yarası, "kaleyi içten feth edenler"... Yani torpilciler, sadece akrabası/tanıdığı vasıtasıyla, önerilip işe alınan, sonrada içi boş çıkan insan toplulukları... İşi, yapacak olan insana değil de; tanıdığına vermek. Bu da aslında sadece yazılım sektöründe değil, diğer sektörlerdede ülkemizde var olan bir olgu.
Bambaşka bir şekilde de, bu konuda bilinci oturmamış "devlet" var,
bu sektörün karşısına geçen.
-Kişisel şirket kurmak bugün 1.500 TL.
-Patent, telif hakkı, yasal korumaları, avukatları vs ile bu rakam sıfırdan var olmayı imkansız kılıyor.
Kaldı ki çalışanlara, yerleşeceğiniz ofise, broşür reklam vs. fiyatlarını geçiyorum dahi.
Son olarak, düşünülmesi gereken en önemli maddelerden biri de;
-"Korsan Dünyası"
Ülkemizde herşeyin bir korsanı mevcut.
Ve bilişime para vermeye kıyamıyoruz.
Küçük bir örnek vereyim.
Hanginizde cep telefonu var ? Hemen hemen tüm gençlerde. Hatta bazılarında 2-3 cep telefonu var. Peki, cep telefonları kaç TL ? Ortalama olarak düşünelim 600TL.
Peki kaç kişi orjinal Windows kullanıyor ? Hemen hemen hergün işletim sisteminin karşısına geçiyorsunuz. MSN herzaman açık, herzaman müzik dinliyor, film izliyor veya internette sörf yapıyorsunuz. Ve Widows Seven 400TL.... Cep telefonları, bilgisayarlardan çok üstün ve çok daha mı önemli ?
Toparlamak gerekirse;
Türkiye'deki yazılım sektörünün kötü olması,
bir değil bir çok nedene bağlı.
Bunu iyileştirmek ise; yine bizlere, Türk Halkına düşüyor.
Sadece soru sor, cevap bul, çözüm yarat...
Türkiye Bilişim Firmalarını görmek için >buraya<
yada >buraya< tıklayabilirsiniz.
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Bildiğiniz gibi iş olanaklarında "torpil cenneti" olan Türkiye, her alanda yaptığı gibi bilişim dünyasında da oldukça geri seviyelerde... Konuyu biraz daraltarak bilişim dünyasının bel kemiği diyebileceğimiz "yazılım sektörü" hakkında tecrubelerimi sizlere aktarmak istiyorum.
Değineceğim konular:
-Yabancılar,
-İşe özel programlar sorunu,
-Sektörde Türkiye'deki açık alanlar,
-Tecrubesizlik ve Bilgisizlik,
-Kaleyi içten feth edenler,
-Devlet,
-Korsan.

Öncelikle; çok derine inmeden bu konunun iç yüzünü size 3-4 cümle ile açıklayacağım.
Karşısına oturduğumuz ve kullandığımız bilgisayar "yabancı".
Kullandığımız işletim sistemleri "yabancı".
Program yazarken kullandığımız derleyiciler( compiler ) "yabancı".
Bu sektördeki hemen hemen tüm kelimeler Türkçe'ye "yabancı".
Kısacası, bizim olan sadece derleyebildiklerimiz( compile ) mi ?
Sanırım durumun ne kadar içler acısı olduğunu daha açık gösteremem.
Tabiki, yurt dışında herhangi bir firmada 2-3 "Türk programcı" gördüğümüzde göğsümüz kabarıyor. Ama onların, "yabancı bir ülkede" kaldıklarını, "yabancı"larla birlikte çalıştığını, "yabancı dil" kullandığını, Türkiye'deki eğitimden ve olmayan sektörde yer bulamadığından yurt dışına kaçtığını ve beyin göçü oluşturduğunu unutuyoruz *
Türkiye'ye baktığımızda ise;
nerdeyse yapılan tüm programlar işe özel.
Sorun mu var ?
Soruna odaklan,
Çözüm düşün,üret,sun,
SİL !
Global hiçbir programımız yok !

Bilişim firmaları, Türkiye dağılımı
Aslında Türkiye'deki yazılım sektöründe çok "açık" alan var. Türkiye çapına özel tonlarca program geliştirebilir. Ama bunları gören yok. Yada bir kaçını farkeden 2-3 firma onların peşine düşmüş yaşam savaşı veriyor.
Ayrıca,
Türkiye'deki yazılım dünyasında tecrubesizlik ve bilgisizlikte var.
-Firmalarda, "Project Manager" olarak görev alan kaç kişi çalışıyor ?
-Hatta ne olduğunu bilen var mı ?
-İş kurma hakkında; imkan yok diyorlar. Pekiyi kendi imkanlarını kendileri oluşturmayı denediler mi ? Bugün, hangimiz ödevler haricinde üniversite arkadaşlarıyla bir araya gelip proje üretmeye çalıştı ?
Uzatmadan; projeleri sağlam olan, zaten kazanır,
reklam yapmanıza gerek kalmaz. O zaten satılır.
Örnek: Windows XP. Şimdi, Windows Vista'yı düşünün bir de... (?)
Diğer bir yandan, Türkiye'nin kanayan yarası, "kaleyi içten feth edenler"... Yani torpilciler, sadece akrabası/tanıdığı vasıtasıyla, önerilip işe alınan, sonrada içi boş çıkan insan toplulukları... İşi, yapacak olan insana değil de; tanıdığına vermek. Bu da aslında sadece yazılım sektöründe değil, diğer sektörlerdede ülkemizde var olan bir olgu.
Bambaşka bir şekilde de, bu konuda bilinci oturmamış "devlet" var,
bu sektörün karşısına geçen.
-Kişisel şirket kurmak bugün 1.500 TL.
-Patent, telif hakkı, yasal korumaları, avukatları vs ile bu rakam sıfırdan var olmayı imkansız kılıyor.
Kaldı ki çalışanlara, yerleşeceğiniz ofise, broşür reklam vs. fiyatlarını geçiyorum dahi.
Son olarak, düşünülmesi gereken en önemli maddelerden biri de;
-"Korsan Dünyası"
Ülkemizde herşeyin bir korsanı mevcut.
Ve bilişime para vermeye kıyamıyoruz.
Küçük bir örnek vereyim.
Hanginizde cep telefonu var ? Hemen hemen tüm gençlerde. Hatta bazılarında 2-3 cep telefonu var. Peki, cep telefonları kaç TL ? Ortalama olarak düşünelim 600TL.
Peki kaç kişi orjinal Windows kullanıyor ? Hemen hemen hergün işletim sisteminin karşısına geçiyorsunuz. MSN herzaman açık, herzaman müzik dinliyor, film izliyor veya internette sörf yapıyorsunuz. Ve Widows Seven 400TL.... Cep telefonları, bilgisayarlardan çok üstün ve çok daha mı önemli ?
Toparlamak gerekirse;
Türkiye'deki yazılım sektörünün kötü olması,
bir değil bir çok nedene bağlı.
Bunu iyileştirmek ise; yine bizlere, Türk Halkına düşüyor.
Sadece soru sor, cevap bul, çözüm yarat...
Türkiye Bilişim Firmalarını görmek için >buraya<
yada >buraya< tıklayabilirsiniz.
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Etiketler:
açma,
bilişim,
dünyası,
firmaları,
genç girişimci,
iş olanakları,
orkandan,
Patent,
program,
sektörü,
telif hakkı,
torpil,
Türkiye,
yasal haklar,
yazılım,
şirket kurma,
şirketler
8.17.2009
Tek pc, Hem Xp Hem 7
Merhabalar, bu yazımda sizlere tek bilgisayarına hem xp hem de Microsoft'un yeni işletim sistemi olan windows 7'ı nasıl kurabileceğinizi anlatacağım. Başlıyoruz.
İlk olarak, hiçbir işleme başlamadan önce sisteminizin bir yedeğini almanızı öneririm. Aksi taktirde varolan işletim sisteminizden de olabilirsiniz. Benim bu "back-up" işlemi için kullandığım araç Norton Ghost 14. Tabiki ücretsiz diğer alternatifleride piyasada mevcut. Kesinlikle bir harici diske yada boyutu küçükse dvd'lerinize gerçerli olan işletim sisteminizin yedeğini alın.
Yedek işlemi haricinde elinizde bulunması gerekenler;
( pc başlangıcında işletim sistemini seçebilmeniz için; )
1-EasyBCD 1.7.2
( Örnek veriyorum C,D ve E diskiniz var )
2-Windows XP C'ye yüklü ise, 7'yi ya D'ye ya E'ye kuracağız.
( bunun için hangisini TAM olarak boşaltıp format atacaksanız... )
3-Ve tabiki Windows 7 işletim sistemi
İlk olarak yedeğimizi aldık;
Windows 7 işletim sisteminizde bir iso formatında yada dvd'de elinizde mevcut.
Meraklı arkadaşlar için belirtmek isterim ki; örneğin C'diskine hem xp hem seven'ı kuramazsınız.
Eğer sisteminiz XP ise; windows 7'ye yükseltemezsiniz. ( Daha doğrusu yükseltirsiniz ama sistemde hata üstüne hata oluşur. İyisimi Win7'yi sıfırdan kurun ). Fakat sisteminiz vista olursa, win7'ye yükseltilebiliyor.
*Biraz daha bilgili arkadaşlar için söyleyeyim;
Sanal sürücüye Windows 7'yi takıp, bu işletim sisteminizi yükleyemezsiniz! Denemeyin =) Aslında bu mümkün oluyor, ben yükledim. Fakat güvenlik yazılımları vs. gibi programlar sistemin dosyalarına zarar verebiliyor, ve ön yüklemeden sonra asıl yüklemeyi gerçekleştirebilmek için, sistem kendini reset'liyor, dolayısıyla virtual disk'inizde yok oluyor. Bir şekilde bu sorunu aşmak mümkün ama iyisimi siz dvd kullanın.
Windows 7, kesinlikle bir DVD'de olması lazım.
USB ile de kurabilirsiniz aslında ama bunun işlemi uzun ve hata yapma ihtimaliniz yüksek. Eğer bu makaleye rağbet fazla gelirse, ihtiyaçta var demektir, o zaman usb'den windows 7 kurulumunu diğer bir makalede anlatırım.
Herneyse, şimdi Windows Seven işletim sistemi dvd'nizi bilgisayarın sürücüne takın. Bilgisayarı yeniden başlatın ve "boot" menüsüne girmek için F2 tuşuna basın.( Benim laptop için F2. Siz DEL, F12, F11, F10 gibi tuşlarda deneyebilirsiniz. Mutlaka boot menüsüne girmeniz gerek. )
Boot menüsüne girdiğinizde, bilgisayarınızın başlangıçta hangi bileşeni görmesini istediğinizi seçmeniz lazım. Genellikle bunun ismi "Boot Order - Boot Menu" gibi birşeydir. Ordan aşağıdaki resimde görüldüğü gibi( sizde benzeri olabilir )DVD'yi taktığınız sürücüyü seçin. Boot ayarlarını kaydedip çıkın.

Eğer buraya kadar doğru yaptıysanız, "cd/dvd'den yüklemek için bir tuşa basın" yazısı çıkması lazım. Herhangi bir tuşa basın. Windows 7 yükleme ekranı gelecektir. Sözleşme onayı vs geçtikten sonra, İşletim sistemini yüklemeden önce aşağıdaki resimde de örneğini verdiğim gibi "Custom(Advanced)" yazan bir yer göreceksiniz, ona BASIN ! bu çok önemli. Sonra harddiskinizdeki boş sürücüyü seçin.( D, E vs... hangisine win7'yi kurmayı seçtiyseniz. )

Böylelikle kurma işlemi tamamlanacaktır( 1 Reset ve biraz zaman sonra... )
Şimdi, kurulum tamamen bittiğinde, DVD'nizi çıkardığınız zaman, bilgisayarı başlattığınızda; eğer 2 işletim sistemi çıkmıyorsa siyah/beyaz ekranda, EasyBCD programınızı kullanmanız gerekecek. Çıkıyorsa, o şekilde kullanın zaten =)
EasyBCD
İster XP üzerinde olun, ister Seven, ister Linux, ister Vista üzerinde olun, bu programı yüklediğiniz zaman "dual boot" diyebileceğimiz özelliğe kavuşabilirsiniz. Yani, pc başlangıcında 2 yada daha fazla işletim sistemini seçme olasılığı kazanacaksınız.
EasyBCD* bendeki sürümü; "1.7.2"yi çalıştırın.
Aşağıdaki resimde gösterdiğim gibi; Add/Remove Entries bölümünden harddisk bölümlerini ve onlara bağlı olan işletim sistemlerini burdan editleyin. Kullanımı kolay program, ama eğer biryerde olurda takılırsanız, internette video ve anlatımları da mevcut. Orlardan temin edebilirsiniz.
Bu şekilde isteğinize ve sisteminize göre bu işlemide gerçekleştirdikten sonra,
aynı pc'de hem xp hem 7'ın zevkini yaşayacaksınız.

Bu teknik ve yeni başlayanlara biraz zorlu gelecek makale için bana e-posta atmaktan kaçınmayın, boş zamanım oldukça e-postalarınıza yanıt vereceğim.
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
İlk olarak, hiçbir işleme başlamadan önce sisteminizin bir yedeğini almanızı öneririm. Aksi taktirde varolan işletim sisteminizden de olabilirsiniz. Benim bu "back-up" işlemi için kullandığım araç Norton Ghost 14. Tabiki ücretsiz diğer alternatifleride piyasada mevcut. Kesinlikle bir harici diske yada boyutu küçükse dvd'lerinize gerçerli olan işletim sisteminizin yedeğini alın.
Yedek işlemi haricinde elinizde bulunması gerekenler;
( pc başlangıcında işletim sistemini seçebilmeniz için; )
1-EasyBCD 1.7.2
( Örnek veriyorum C,D ve E diskiniz var )
2-Windows XP C'ye yüklü ise, 7'yi ya D'ye ya E'ye kuracağız.
( bunun için hangisini TAM olarak boşaltıp format atacaksanız... )
3-Ve tabiki Windows 7 işletim sistemi
İlk olarak yedeğimizi aldık;
Windows 7 işletim sisteminizde bir iso formatında yada dvd'de elinizde mevcut.
Meraklı arkadaşlar için belirtmek isterim ki; örneğin C'diskine hem xp hem seven'ı kuramazsınız.
Eğer sisteminiz XP ise; windows 7'ye yükseltemezsiniz. ( Daha doğrusu yükseltirsiniz ama sistemde hata üstüne hata oluşur. İyisimi Win7'yi sıfırdan kurun ). Fakat sisteminiz vista olursa, win7'ye yükseltilebiliyor.
*Biraz daha bilgili arkadaşlar için söyleyeyim;
Sanal sürücüye Windows 7'yi takıp, bu işletim sisteminizi yükleyemezsiniz! Denemeyin =) Aslında bu mümkün oluyor, ben yükledim. Fakat güvenlik yazılımları vs. gibi programlar sistemin dosyalarına zarar verebiliyor, ve ön yüklemeden sonra asıl yüklemeyi gerçekleştirebilmek için, sistem kendini reset'liyor, dolayısıyla virtual disk'inizde yok oluyor. Bir şekilde bu sorunu aşmak mümkün ama iyisimi siz dvd kullanın.
Windows 7, kesinlikle bir DVD'de olması lazım.
USB ile de kurabilirsiniz aslında ama bunun işlemi uzun ve hata yapma ihtimaliniz yüksek. Eğer bu makaleye rağbet fazla gelirse, ihtiyaçta var demektir, o zaman usb'den windows 7 kurulumunu diğer bir makalede anlatırım.
Herneyse, şimdi Windows Seven işletim sistemi dvd'nizi bilgisayarın sürücüne takın. Bilgisayarı yeniden başlatın ve "boot" menüsüne girmek için F2 tuşuna basın.( Benim laptop için F2. Siz DEL, F12, F11, F10 gibi tuşlarda deneyebilirsiniz. Mutlaka boot menüsüne girmeniz gerek. )
Boot menüsüne girdiğinizde, bilgisayarınızın başlangıçta hangi bileşeni görmesini istediğinizi seçmeniz lazım. Genellikle bunun ismi "Boot Order - Boot Menu" gibi birşeydir. Ordan aşağıdaki resimde görüldüğü gibi( sizde benzeri olabilir )DVD'yi taktığınız sürücüyü seçin. Boot ayarlarını kaydedip çıkın.

Eğer buraya kadar doğru yaptıysanız, "cd/dvd'den yüklemek için bir tuşa basın" yazısı çıkması lazım. Herhangi bir tuşa basın. Windows 7 yükleme ekranı gelecektir. Sözleşme onayı vs geçtikten sonra, İşletim sistemini yüklemeden önce aşağıdaki resimde de örneğini verdiğim gibi "Custom(Advanced)" yazan bir yer göreceksiniz, ona BASIN ! bu çok önemli. Sonra harddiskinizdeki boş sürücüyü seçin.( D, E vs... hangisine win7'yi kurmayı seçtiyseniz. )

Böylelikle kurma işlemi tamamlanacaktır( 1 Reset ve biraz zaman sonra... )
Şimdi, kurulum tamamen bittiğinde, DVD'nizi çıkardığınız zaman, bilgisayarı başlattığınızda; eğer 2 işletim sistemi çıkmıyorsa siyah/beyaz ekranda, EasyBCD programınızı kullanmanız gerekecek. Çıkıyorsa, o şekilde kullanın zaten =)
EasyBCD
İster XP üzerinde olun, ister Seven, ister Linux, ister Vista üzerinde olun, bu programı yüklediğiniz zaman "dual boot" diyebileceğimiz özelliğe kavuşabilirsiniz. Yani, pc başlangıcında 2 yada daha fazla işletim sistemini seçme olasılığı kazanacaksınız.
EasyBCD* bendeki sürümü; "1.7.2"yi çalıştırın.
Aşağıdaki resimde gösterdiğim gibi; Add/Remove Entries bölümünden harddisk bölümlerini ve onlara bağlı olan işletim sistemlerini burdan editleyin. Kullanımı kolay program, ama eğer biryerde olurda takılırsanız, internette video ve anlatımları da mevcut. Orlardan temin edebilirsiniz.
Bu şekilde isteğinize ve sisteminize göre bu işlemide gerçekleştirdikten sonra,
aynı pc'de hem xp hem 7'ın zevkini yaşayacaksınız.

Bu teknik ve yeni başlayanlara biraz zorlu gelecek makale için bana e-posta atmaktan kaçınmayın, boş zamanım oldukça e-postalarınıza yanıt vereceğim.
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
8.09.2009
Gitar Sololarım
Merhabalar, bu makalemde sizlere arkadaşlarla beraber çektiğim bir video'yu paylaşacağım. Amatör olarak müzikle ilgileniyorum. Gitaristim. Boş zamanlarımda bilgisayarla uğraşmazsam, genelde gitarımla uğraşırım =)
Yaklaşık 9 yıldır gitar çalıyorum sanırsam. İlk önce klasik gitar ile başladım. Sonra elektro gitara geçtim. Tabi klasik gitar çalmayıda hiçbir zaman bırakmadım. Bu zamana kadar 10 dk bile gitar dersi almadım. Hep kendi azmimle uğraştığım bir hobi bu... Amatör olarak yaklaşık 100e yakın bestem var. "Sözlü" olanlarıda mevcut( vokalistliğini de yaptığım parçalar yani ). Fakat ne olursa olsun, kodlamaya olan aşkım yüzünden, müzik benim için 2.planda gelmiştir hep. Fakat 2'sinide iyi yaptığıma inanıyorum...

Göstereceğim video, yaklaşık 4 sene önce çekildi. Şuan daha ileri ve tecrubeli bir seviyedeyim. Profesyonel olarak, Tactical Ops 3 oyununun müziklerini yapmak için bir başvuru yapmıştım. 4 tane kısa demo kayıt göndermiştim. Ve bunlar sayesinde kabul edildim. Beğenmişlerdi, takıma alınmıştım. Fakat benim güzel laptop'umun ses kartı yetersiz olduğu için ve aynı zamanda da teknik bir hata ile karşılaştığım için, takımdan ayrıldım( Doğrusu finallerimde vardı... bu da bir etken oldu ). Üzücü oldu benim için ama pek düşünmüyorum bu konuyu. Sonuçta gün geçtikçe daha da ilerlediğim için, özellikle yeni yeni gelişen "Türk Oyunları"nın müziklerini ilerde yapabileceğime inanıyorum. Ayrıca bu makale ile, tekliflerede açığım, bunu da belirteyim...
_Email ATIN_
Dediğim gibi bu video yaklaşık 4 sene önce bir arkadaşım tarafından çekildi. Tabi üniversitede ilk yıllarım olduğu için gençlik aşkı ile saçlarımda uzundu o zamanlar :) Yurtta olduğum içinde üstüm başıma pek aldırmayın =) Arkadaşlar arasında eğleniyorduk işte... Ayrıca video, bir telefon kayıdı olduğu için ses biraz kötü gelmiş, fakat bize çok iyi geliyordu inanın =)
Buyrun işte o video:
_______________________________________________________
ENGLISH
Here are my guitar solos...
This video captured 4 years ago, now I'm better than that !
Guitar: Washburn X-10bk
Distortion: Digitech DF-7
sorry for the sound quality, it's a phone record.
I'm an amateur musician.
I'm making music for video games, clips and special videos etc...
I joined "Tactical Ops 3" Team, making good music for that game.
But, I had a technical problem so i had to leave the team =(
But, I'm looking for new opportunities !!!
_Email to Me_
Best Regards,
Orkan ARIKAN
_______________________________________________________
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Yaklaşık 9 yıldır gitar çalıyorum sanırsam. İlk önce klasik gitar ile başladım. Sonra elektro gitara geçtim. Tabi klasik gitar çalmayıda hiçbir zaman bırakmadım. Bu zamana kadar 10 dk bile gitar dersi almadım. Hep kendi azmimle uğraştığım bir hobi bu... Amatör olarak yaklaşık 100e yakın bestem var. "Sözlü" olanlarıda mevcut( vokalistliğini de yaptığım parçalar yani ). Fakat ne olursa olsun, kodlamaya olan aşkım yüzünden, müzik benim için 2.planda gelmiştir hep. Fakat 2'sinide iyi yaptığıma inanıyorum...

Göstereceğim video, yaklaşık 4 sene önce çekildi. Şuan daha ileri ve tecrubeli bir seviyedeyim. Profesyonel olarak, Tactical Ops 3 oyununun müziklerini yapmak için bir başvuru yapmıştım. 4 tane kısa demo kayıt göndermiştim. Ve bunlar sayesinde kabul edildim. Beğenmişlerdi, takıma alınmıştım. Fakat benim güzel laptop'umun ses kartı yetersiz olduğu için ve aynı zamanda da teknik bir hata ile karşılaştığım için, takımdan ayrıldım( Doğrusu finallerimde vardı... bu da bir etken oldu ). Üzücü oldu benim için ama pek düşünmüyorum bu konuyu. Sonuçta gün geçtikçe daha da ilerlediğim için, özellikle yeni yeni gelişen "Türk Oyunları"nın müziklerini ilerde yapabileceğime inanıyorum. Ayrıca bu makale ile, tekliflerede açığım, bunu da belirteyim...
_Email ATIN_
Dediğim gibi bu video yaklaşık 4 sene önce bir arkadaşım tarafından çekildi. Tabi üniversitede ilk yıllarım olduğu için gençlik aşkı ile saçlarımda uzundu o zamanlar :) Yurtta olduğum içinde üstüm başıma pek aldırmayın =) Arkadaşlar arasında eğleniyorduk işte... Ayrıca video, bir telefon kayıdı olduğu için ses biraz kötü gelmiş, fakat bize çok iyi geliyordu inanın =)
Buyrun işte o video:
_______________________________________________________
ENGLISH
Here are my guitar solos...
This video captured 4 years ago, now I'm better than that !
Guitar: Washburn X-10bk
Distortion: Digitech DF-7
sorry for the sound quality, it's a phone record.
I'm an amateur musician.
I'm making music for video games, clips and special videos etc...
I joined "Tactical Ops 3" Team, making good music for that game.
But, I had a technical problem so i had to leave the team =(
But, I'm looking for new opportunities !!!
_Email to Me_
Best Regards,
Orkan ARIKAN
_______________________________________________________
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Gönderen
Orkan Arikan
Etiketler:
amateur,
arikan,
ders,
freelancer,
gitar,
guitar,
heavy metal,
malmsteen,
musician,
müzik,
müzisyen,
orkan arıkan,
orkandan,
solo,
teknik,
video,
video record,
washburn
Microsoft 2019
Merhabalar, bu makalem ile sizlere gelecekte kullanacağımız aletleri takdim edeceğim. Tabiki bu ürünlerin hepsi, dünya devi bir firmadan. Microsoft. Şuanda hepsi yapılmış olsada, piyasaya çıkış olarak 2019 gözüyle bakılıyor...
Microsoft'a katılmadan önce, bu video'yu ilk izlediğimde, "hadi canım 3D Studio Max'la Adobe Premire'lerle vs çok uğraşmışsınız" demiştim kendi kendime... (aslında video'ları, bunlar 3 tane fakat 1 tanesini paylaşacağım sizlere. Dilerseniz, diğerlerinide kendiniz bulabilirsiniz.)
Ama Microsoft'a katıldığımda, bu ürünlerin şuan bile gerçekten var olduğunu öğrendim. Ve çok takdir ediyorum. İnsan hayatını kolaylaştırmak için, fikirler havada çarpışmış resmen...
Dünya'da ilk olarak, "Wharton Business Teknoloji Konferansı"nda çıkan bu video, proje:"2019" ismini almış, aynı zamanda ilerki tarihlerde de Microsoft'un üst düzey çalışanlarının görebildiği bir ayrı konferanstada çalışan örnekleri gösterilmiş.
İşte o ayakta alkışlanan ve alkışlanacak çalışmaları içeren 2dk'lık video:
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Microsoft'a katılmadan önce, bu video'yu ilk izlediğimde, "hadi canım 3D Studio Max'la Adobe Premire'lerle vs çok uğraşmışsınız" demiştim kendi kendime... (aslında video'ları, bunlar 3 tane fakat 1 tanesini paylaşacağım sizlere. Dilerseniz, diğerlerinide kendiniz bulabilirsiniz.)
Ama Microsoft'a katıldığımda, bu ürünlerin şuan bile gerçekten var olduğunu öğrendim. Ve çok takdir ediyorum. İnsan hayatını kolaylaştırmak için, fikirler havada çarpışmış resmen...
Dünya'da ilk olarak, "Wharton Business Teknoloji Konferansı"nda çıkan bu video, proje:"2019" ismini almış, aynı zamanda ilerki tarihlerde de Microsoft'un üst düzey çalışanlarının görebildiği bir ayrı konferanstada çalışan örnekleri gösterilmiş.
İşte o ayakta alkışlanan ve alkışlanacak çalışmaları içeren 2dk'lık video:
Saygılarımla,
Orkan ARIKAN
> Yazının Devamı...
Gönderen
Orkan Arikan
Etiketler:
geleceği,
gerçek araçlar,
hayali ürünler,
insan hayatını kolaylaştıran,
Microsoft 2019,
microsoft windows,
mükemmel,
orkandan,
video,
Wharton Business Technology Conference,
üst düzey
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



